GIR GIR’IM VEFAT ETTİ…
Bazen en büyük dersleri insanlar değil, küçücük bir can verir.
Hayatın bana öğrettiği en ağır derslerden biri, daha birkaç ay önce tanıdığım küçücük bir yavru kediden geldi.
Onu ilk gördüğüm anı unutamıyorum…

Bir gözü çürümüştü. Diğer gözü de çürümek üzereydi. Açlıktan, acıdan ve çaresizlikten küçücük bedeni tükenmişti. O an gazeteci değildim, haber peşinde koşan biri değildim. Sadece gördüğü manzaraya dayanamayan bir insandım.
Ne yapacağımı bilmiyordum.
Engelli bir kediye nasıl bakılır bilmiyordum. Bu yüzden yardım istedim. Haber yaptım. Amacım kimseye bu yavruyu bırakmak ya da sorumluluğunu başkasına yüklemek değildi. Sadece bilen biri çıksın, yol göstersin istedim.
Ne gariptir ki…
Sosyal medyada hayvan sevgisi üzerine saatlerce konuşan, her fırsatta vicdan dersi verenlerden tek bir telefon bile gelmedi. Bir mesaj bile…
Ama ertesi sabah telefonum çaldı.
Karadeniz Ereğli Belediye Başkan Yardımcısı Atilla Bey aradı.
“Elimizden ne geliyorsa yanındayız.” dedi.
İşte bazen insanı ayağa kaldıran şey, kocaman yardımlar değil; o cümledir.
Ardından Veteriner İşleri Müdürü ve Değerli Veterinerimiz Özgür Bey ve belediyenin sokak hayvanları için gece gündüz çalışan fedakâr veteriner ekibi kapıma geldi. İki gözü kör olan Gır Gır’ı ve diğer yavruyu alıp tedavilerine başladılar.
O günden sonra umutlanmıştım.
Her gün biraz daha iyi olur diye bekliyordum.
Hatta vefat haberini almadan önce yani bu akşam saat 21:12 de bile Özgür bey ile ertesi gün yeniden tedaviye götürüleceğini konuşuyorduk.
Ben İstanbul’daydım.
Komşuma yarın belediyeden gelecekler demek için aradım telefon açtığımda aldığım cevap yüreğime saplandı.
“Gır Gır az önce öldü…”

O an içimde tarif edemediğim bir boşluk oluştu.
En çok da şunu öğrendiğimde yıkıldım…
İstanbul’a giderken kokumu yanında hissetsin diye üzerimden çıkardığım tişörtüme sarılarak son nefesini vermişti.
İnsan bazen bir hayvana bu kadar bağlanacağını hiç düşünmüyor.
Ben de düşünmemiştim.
Adını “Gır Gır” koymuştum.
Çünkü beni her hissettiğinde minicik bedeninden yükselen o “gır gır gır…” sesi hiç susmuyordu. Sanki “Buradayım… Güvendeyim…” diyordu.
O ses artık yok.
Ama bıraktığı iz, ömür boyu benimle yaşayacak.
Birkaç ay önce tanıdığım küçücük bir can, bana merhametin, sadakatin ve koşulsuz sevginin ne olduğunu öğretti.
Belki onu kurtaramadım…
Ama son günlerinde yalnız olmadığını biliyorum.
Belki gözleri dünyayı hiç göremedi.
Ama ben inanıyorum ki sevgiyi hissetti.
Hoşça kal Gır Gır…
Sen sadece bir sokak kedisi değildin.
Sen, insan olmanın ne demek olduğunu bana yeniden hatırlatan küçücük bir candın.
Seni unutmayacağım.
Hiç unutmayacağım.
Teşekkür Notu
Bu engelli yavrumuzun kısacık ömründe emeği geçen, bir umut olsun diye gece gündüz mücadele eden Karadeniz Ereğli Belediye Başkan Yardımcılarımızdan Atilla Bey’e Veteriner İşleri Müdürümüze Sayın Özgür Bey’e ve Veterinerlik Hizmetleri’nde görev yapan tüm fedakâr personele yürekten teşekkür ediyorum.
Belki Gır Gır’ı yaşatmaya ömrü yetmedi ama ona yalnız olmadığını hissettirdiler. Verdikleri emek, gösterdikleri vicdan ve merhamet her türlü takdirin üzerindedir.
Allah hepsinden razı olsun. İyi ki varsınız.












