Son Gelişmeler
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. TÜSİAD: Türkiye’nin “Silahsız Kuvvetler Komutanlığı” mı?

TÜSİAD: Türkiye’nin “Silahsız Kuvvetler Komutanlığı” mı?

Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gücü arasındaki mücadeleyi sembolize eden bu illüstrasyon, gölgelerdeki finansal elitler ile ulusal liderliği temsil eden figürü karşı karşıya getiriyor. Görsel, bağımsızlık ve halk desteğini vurguluyor
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TÜSİAD: Türkiye’nin “Silahsız Kuvvetler Komutanlığı” mı?

1971 yılında kurulan TÜSİAD, Türkiye’nin en güçlü iş insanlarını bünyesinde barındıran ve yıllarca ekonomiden siyasete kadar birçok alanda etkili olmuş bir yapı olarak dikkat çekiyor. Ancak bu kurumun yalnızca bir iş dünyası örgütü mü olduğu, yoksa perde arkasında daha büyük bir gücü mü temsil ettiği uzun yıllardır tartışılan bir konu.

Gerçek İktidar TÜSİAD mı?

Kurucusu Vehbi Koç olan TÜSİAD, Türkiye’deki en zengin 500 iş insanını bir araya getiren bir yapı olarak doğdu. Ancak zaman içinde bu kuruluşun ekonomiyle sınırlı kalmadığı, siyasi ve toplumsal olaylar üzerinde de belirleyici bir güç olduğu iddia edildi. Türkiye’deki büyük sermaye gruplarının, askerî darbelerden siyasi iktidar değişikliklerine kadar birçok kritik süreçte rol oynadığı belirtiliyor.

Eski Başbakan Turgut Özal’ın “İstanbul dükalığı yıkılmadan Türkiye bağımsız olamaz” sözleri, aslında TÜSİAD ve onu yöneten ailelere bir gönderme olarak yorumlanabilir. Yine 28 Şubat sürecinde, TÜSİAD’ın Atina’da düzenlediği ve 200 iş insanı ile medya patronunun katıldığı toplantıda, “Erbakan hükümetinin indirilmesi” kararının alındığı iddiaları bu gücün boyutunu gözler önüne seriyor.

Medya, Darbeler ve Psikolojik Operasyonlar

TÜSİAD’ın en büyük gücünün medya olduğu söyleniyor. Türkiye’de birçok hükümetin düşmesinde veya algı operasyonlarıyla yıpratılmasında en büyük silahın medya olduğu biliniyor. En büyük medya patronlarının bu yapıya bağlı olması, istenmeyen liderlerin yıpratılması ve kamuoyunda belirli algıların yaratılmasını mümkün kılıyor.

28 Şubat sürecinde “Silahsız Kuvvetler Komutanlığı” olarak adlandırılan medya, hükümeti düşürmek için yoğun bir psikolojik harp yürüttü. Laiklik söylemleri üzerinden yürütülen kampanyaların asıl sebebinin, sermaye sahiplerinin faiz ve ekonomik çıkarlarını kaybetme korkusu olduğu iddia ediliyor.

Futbol Kulüpleri ve Ekonomik Kontrol

Türkiye’de futbol, milyonlarca insanın tutkusu. Ancak TÜSİAD’ın büyük futbol kulüpleri üzerinde de ciddi bir hegemonya kurduğu söyleniyor. Fenerbahçe’nin başkanının Ali Koç olması, Beşiktaş’ın divan kurulu üyeleri arasında Koç ailesinin bulunması ve Galatasaray’da Vehbi Koç’un damadı İnan Kıraç’ın etkin olması, TÜSİAD’ın futbol üzerinden de toplumu yönlendirme gücüne sahip olduğu iddialarını güçlendiriyor.

Büyük kulüplerin finansal olarak desteklenmesi ve medya gücüyle korunması, gerektiğinde hükümetler üzerinde baskı unsuru olarak kullanılabilecek bir yapı oluşturuyor. Taraftar gruplarının da yönlendirilmesiyle, sokak hareketlerinin organize edilebildiği söyleniyor.

 Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gücü arasındaki mücadeleyi sembolize eden bu illüstrasyon, gölgelerdeki finansal elitler ile ulusal liderliği temsil eden figürü karşı karşıya getiriyor. Görsel, bağımsızlık ve halk desteğini vurguluyor

Erdoğan ve TÜSİAD Çatışması

Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜSİAD’a yönelik eleştirileri ve “TÜSİAD ve yavruları” çıkışı, hükümet ile bu yapı arasındaki gerilimin en somut göstergelerinden biri. TÜSİAD’ın, IMF ile sürdürülen ekonomik sistemin devamından yana olduğu, Erdoğan’ın ise faiz politikalarıyla bu sistemin karşısında yer aldığı vurgulanıyor.

Erdoğan’ın TÜSİAD’a karşı en büyük hamlesi ise MÜSİAD’ı büyüterek alternatif bir iş dünyası yapılanması oluşturması oldu. Bu süreç, Türkiye’nin Batı ile ekonomik ve siyasi olarak gerilim yaşadığı 2013 sonrası dönemde hız kazandı. TÜSİAD’ın etkinliğinin kırılması için devlet içindeki belirli isimlerin de mücadele verdiği belirtiliyor. Hulusi Akar’ın darbe girişimini engellemesi, Süleyman Soylu’nun TÜSİAD’a bağlı sivil unsurları kontrol altına alması ve Hakan Fidan’ın TÜSİAD’ın faaliyetlerini deşifre etmesi bu mücadelenin birer parçası olarak görülüyor.

 Türkiye Nereye Gidiyor?

Türkiye’nin geleceği, TÜSİAD gibi yapıların gücünü kaybedip kaybetmeyeceğine bağlı olarak şekillenecek. Tarih boyunca büyük sermaye gruplarının kontrol ettiği ülkelerde, halkın iradesi genellikle ikinci planda kalmıştır. Ancak Erdoğan liderliğindeki Cumhur İttifakı’nın, bu yapıyı zayıflatma yönündeki çabaları, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını sağlama yolunda kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ancak unutmamak gerekir ki, TÜSİAD ve benzeri yapılar kolay pes etmez. Küresel sermaye destekli bu tür grupların etkisini tamamen kırmak, uzun ve zorlu bir mücadeleyi gerektiriyor. Türkiye, tarihî bir yol ayrımında bulunuyor. Ya bu şeytani düzenin bir çarkı olarak kalacak ya da bağımsız bir güç olarak yeni bir döneme adım atacak.

Karar, milletin elinde…

 

 

TÜSİAD: Türkiye’nin “Silahsız Kuvvetler Komutanlığı” mı?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Akgün Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.