Erdemir İşçisi, Aklını Kullan ve Oyunlara Gelme
Geçtiğimiz hafta Elcab Kablo’da yaşanan sendikal olaylar, adeta bir kara mizah örneği gibiydi.
Sendikacılık yapmadan, işverenin desteğiyle bir fabrikaya adım atan ve bu durumu büyük bir mücadeleymiş gibi yansıtanlar, ortalığı karıştırmak için işçilerin aidatlarını yandaş gazetecilere aktarıp haber yaptırmayı tercih etti. Ancak ne kadar çabalasalar da gerçekler gün yüzüne çıkıyor.
Sendikacılık Değil, Oyun Peşindeler
Kdz. Ereğli Demir Çelik Fabrikası’nda sendikacılık kisvesi altında türlü türlü hizmetler sunan bir kişinin, geçen hafta “Ereğli’den binlerce işçiyi buraya yıkarım” dediği konuşuluyordu.
Bu tehditvari söylemlerle işçileri kışkırtmaya çalışanlar, iş barışını bozma pahasına kendilerince planlar yapıyor.
Peki, gerçekten amaç ne?
Elcab Kablo’da yetkisiz duruma düşen sendika, şimdi Erdemir işçisini bir başka şehre taşımak için çabalıyor.
Taşıma suyuyla değirmen döner mi?
Kendi içindeki sorunları çözmekten aciz bir sendikanın, başka fabrikalardan işçileri getirme çabası yalnızca trajikomik bir girişim olarak kalır.
Anadolu Otel’de Sendikal Haklar Nerede?
Türk Metal Sendikası, kendi işlettiği Anadolu Otel’de sendikalı işçilerin hakkını savunamadı.
İşletmeci, sendikalı işçileri zorla istifaya zorladı.
Sendika buna neden ses çıkarmadı?
Kendi otelinde sendikal hakları koruyamayan bir yapının, başka fabrikalarda hak savunuculuğu yapması mümkün mü?
Elcab Kablo’daki örgütlenme sürecinde işçilerin yüzde 85’i sendikadan istifa etti.
Bu durumda, yetkisiz hâle gelen bir sendikanın işçileri kışkırtarak başka fabrikalara yönlendirme çabası yalnızca işçilerin aklıyla alay etmektir.
Provokasyon Tehlikesi ve Sorumluluk
Erdemir işçisinin bir başka fabrikaya taşınıp yetkisiz bir sendikanın oyunlarına alet edilmesi büyük bir tehlike barındırıyor. Diyelim ki taşınan işçiler arasında bir provokatör çıktı ve ortalığı karıştırdı.
Kim hesap verecek?
Soner Uslubaş mı?
Adnan Tıska mı?
Yoksa Yusuf Ziya Odabaşı mı?
Bu sorumluluğun altından kimse kalkamaz. Ancak olan yine masum işçilere olur. Çünkü bu tür olaylarda zarar gören, her zaman işçiler ve onların aileleridir.
Erdemir İşçisi, Oyunlara Gelme!
Erdemir işçisi, unutma:
Yetkisiz bir sendikanın peşinden gitmek, hem hukuki hem de vicdani olarak seni zor durumda bırakır.
İşçi aidatlarıyla var olan bir sendika, işçiyi kışkırtarak değil, haklarını savunarak görevini yerine getirmelidir.
340 kişilik bir işyerinde 290 işçi sendikadan istifa etmişse, o sendika yetkisizdir ve güvenilirliğini kaybetmiştir.
İşçilerin aidatlarını boşa harcayan, kendi iç çekişmeleriyle üyelerini kaybeden bir yapının oyunlarına gelmeyin.
Son Söz
Ey Erdemir işçisi!
Kendi fabrikanızda size sahip çıkamayan bir sendika, başka fabrikalara gidip sizi kışkırtıyorsa bu oyunu görün.
Bu tür girişimlerin sonunda kaybeden siz olacaksınız.
Haklarınızı koruyamayan, sizi yalnızca bir araç olarak gören bir yapının planlarına alet olmayın. Çünkü yarın size zarar verecek olan yine bu oyunlar olacaktır.
Aklınızı kullanın, gerçek hak savunuculuğu için doğru adımlar atın. Unutmayın, haklarınızı savunacak olan sendikalar değil, birliğiniz ve akılcı kararlarınızdır.
Not :
Ben Türk Metal Sendikası tarafından kullanılan ,birilerinin tehlike görmesi ile iş akdi işverene rica edilip kestirilen siz gibi bir işçi idim .
Aynı zamanda Demir Üretim Sendika Temsilcisi olarak işçi hakkı için gecemi gündüzüme katmama rağmen Sendika beni satmıştır.
Uzak durun!
Bunlarla yakın olanların hepsi şu an dışarıda…












