“EREĞLİ BASINI SORUYOR: KİMLER KAYRILDI?”
Zonguldak Başardı, Düzce Başardı… Ereğli’de Gazetecinin Hakkını Kim Savunacak?
Zonguldak yıllar önce gazeteciler için sosyal konut projelerini hayata geçirdi…
Gazeteciler ev sahibi oldu…
Meslek örgütleri üyeleri için mücadele etti…
Bugün ise aynı adımı Düzce atıyor.
Gazeteciler için sosyal konut projesi hazırlanıyor…
TOKİ ile görüşmeler yapılıyor…
Basın emekçilerinin geleceği için somut adımlar atılıyor…
Peki ya ?
Bölgenin en büyük sanayi gücüne sahip ilçesinde, yıllardır gazeteciler adına neden tek bir büyük sosyal proje üretilemedi?
Neden gazeteciler hâlâ kira yükü altında eziliyor?
Neden basın emekçisinin geleceği için kimse masaya yumruğunu vuramıyor?
Ve şimdi Ereğli’de herkesin konuştuğu o soru daha yüksek sesle soruluyor:
“Gazetecilerin hakkını savunması gerekenler, acaba sadece kendi çevresinin hakkını mı savundu?”
Çünkü Ereğli’de artık herkesin bildiği bazı gerçekler var…
Bazı gazeteci yakınlarının; eşlerinin, çocuklarının, akrabalarının ve yakın çevrelerinin ve belediyelerde işe alındığı iddiaları artık kulis söylentisinin ötesinde, kamuoyunun açık açık konuştuğu bir mesele haline geldi.
Özellikle;
- Diplomalarıyla ilgisi olmayan kadrolarda görev verilen isimler,
- Herkese uygulanan yaş ve mülakat kriterlerinde bazı kişilere ayrıcalık tanındığı yönündeki söylemler,
- Referans ilişkilerinin liyakatin önüne geçtiği iddiaları,
- Belediye iştiraklerinde oluştuğu öne sürülen “yakın çevre ağı”,
- Şeffaf işlemediği konuşulan işe alım süreçleri,
- Gazetecilik kimliğinin zaman zaman nüfuz alanına dönüştürüldüğü eleştirileri
Ereğli kamuoyunda ciddi rahatsızlık oluşturuyor.
Elbette bu iddiaların muhatapları çıkıp açıklama yapabilir.
Ancak bugüne kadar kamu vicdanını rahatlatacak güçlü ve net bir cevap verilmemesi, soru işaretlerini daha da büyütüyor.
Ve Ereğli basını artık şunu açık açık söylüyor:
“Mesele birkaç kişinin işe yerleşmesi değil… Mesele; yıllardır yüzlerce basın emekçisinin sosyal güvenceden, dayanışmadan ve gelecek umudundan mahrum bırakılmasıdır.”
Bugün Düzce’de gazeteciler için konut projesi konuşuluyor…
Zonguldak’ta geçmişte verilen mücadele örnek gösteriliyor…
Ama Ereğli’de hâlâ aynı tablo değişmiyor:
Gazeteci kirada…
Gazeteci güvencesiz…
Gazeteci yalnız…
Fakat bazı çevrelerin yıllardır rahat pozisyonlarda olduğu konuşuluyor.
İşte bu yüzden artık Ereğli’de şu cümle yüksek sesle kuruluyor:
“Gazetecinin hakkını savunmak; sadece mikrofon taşımak, dernek tabelası asmak ya da abonelik ilişkileri kurmak değildir. Asıl mesele, gazetecinin geleceği için mücadele etmektir.”
Ve görünen o ki;
Ereğli basını artık sadece kartvizitinde “başkan” ya da “yönetici” yazanları değil, gerçekten mücadele edecek, gazetecinin hakkını arayacak cesur isimleri ve o adayları öne çıkarıp seçecek cesaretli gazetecileri de artık bir arada görmek istiyor…












