AKÇAKOCA’DA AÇIK, EREĞLİ’DE KAPALI KAPI! MÜSİAD’DAKİ İKİ FARKLI TABLO TARTIŞILIYOR
MÜSİAD’ın iki komşu ilçede gerçekleştirdiği organizasyonlar, iş dünyasında ve kamuoyunda dikkat çekici bir karşılaştırmayı da beraberinde getirdi.
Akçakoca’da MÜSİAD Genel Başkanı ve hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’in öncülüğünde hayata geçirilen Kale Koyu Projesi’nin lansmanı geniş katılımla gerçekleştirildi. Siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda davetli aynı salonda buluştu. Program, adeta Akçakoca’nın ortak aklını ve birlik görüntüsünü yansıttı.
Balcılar Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Balcı’dan Akçakoca Belediye Başkanı Alev Ünal’a, Essa İnşaat sahibi Esvet Sarıoğlu’ndan bölgenin önde gelen isimlerine kadar birçok kişi aynı organizasyonda yer aldı. Lansman, sadece bir proje tanıtımı değil, aynı zamanda şehrin tüm dinamiklerini bir araya getiren bir buluşma niteliği taşıdı.
Karadeniz Ereğli’nde ise farklı bir tablo ortaya çıktı.
MÜSİAD Kdz. Ereğli Şubesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, bölge iş insanlarıyla buluştu. OYAK’ın vizyonu, savunma sanayi yatırımları ve “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” isimli kitabı üzerine değerlendirmelerin yapıldığı programın, daha sınırlı ve belirli davetlilere yönelik gerçekleştirilmesi dikkatlerden kaçmadı.
Şimdi kamuoyunda şu sorular sorulmaya başlandı:
- Akçakoca’da şehirle bütünleşen, geniş katılımlı organizasyonlar düzenlenirken, Karadeniz Ereğli’nde neden daha kapalı bir anlayış tercih ediliyor?
- Ereğli’nin siyasetçileri, STK temsilcileri, oda başkanları ve iş dünyasının tamamı neden aynı masa etrafında buluşamıyor?
- MÜSİAD’ın vizyonu şehirle birlikte büyümek mi, yoksa belirli çevrelerle sınırlı kalmak mı?
- Akçakoca’da birlik ve sinerji görüntüsü ortaya çıkarken, Ereğli’de neden “davetli listesi” tartışmaları yaşanıyor?
- Ereğli, sahip olduğu ekonomik güce rağmen neden ortak şehir kültürü konusunda istenilen tabloyu oluşturamıyor?
Elbette her kurum davet politikasını kendi belirler.
Ancak mesele sadece bir toplantının kimlere açık olduğu değil; mesele, şehir kültürü, ortak akıl ve kapsayıcılık anlayışıdır.
Bugün Akçakoca’da ortaya konulan tablo; “şehirle birlikte büyüme” anlayışını yansıtırken, Karadeniz Ereğli’nde ortaya çıkan daha sınırlı katılımlı organizasyonlar ister istemez şu soruyu gündeme taşıyor:
Sorun MÜSİAD’ın anlayışında mı, yoksa Ereğli’nin yıllardır konuşulan ama bir türlü aşılamayan “küçük olsun benim olsun” hastalığında mı?
Çünkü şehirler, kapalı kapılar ardında değil; ortak akıl, geniş katılım ve birlikte üretme kültürüyle büyüyor. Belki de asıl tartışılması gereken tam da budur.












