Otopark Kartları İptal, Sessizlik Tam Kadro
Gazetecilere yönelik uygulama kaldırıldı, meslek örgütleri sustu. Tepki gelmedi, sorular yanıtsız kaldı.
“16 Ocak Otopark Günü Kutlu Olsun!
Takvimi seviyorsunuz.
Özel günleri hiç kaçırmıyorsunuz.
Alkışlamayı biliyor, plaket vermeyi ihmal etmiyor, hediye dağıtmayı da gayet iyi beceriyorsunuz.
Ama takvim yaprağı değişince,
altı gün önce onurlandırdığınız gazeteciler bir anda yük oluveriyor.
14 Ocak’ta “Gazeteciler Günü” diyerek davet ettiğiniz basın mensuplarının,
16 Ocak’ta her kuruma verilen ücretsiz otopark kartları iptal ediliyor.
Sormak gerekiyor:
Bu mudur vefa?
Bu mudur kurumsal hafıza?”
⸻
Bu yazıyı ilk okuduğumda konudan haberim yoktu.
Meslektaşım Yusuf Zobar’ı aradım; neden böyle bir yazı kaleme aldığını sordum.
Yaşananları kısaca anlattı.
Gün boyunca belediyeden “kartınız iptal edildi” yönünde bir telefon gelir mi diye bekledim.
Gelmedi.
Akşam saatlerinde yetkili bir ismi ben aradım.
Konu teyit edildi.
İşte tam da bu yüzden bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.
⸻
Gazetecilik Meselesi: Herkes Gazeteci Değildir
Kdz. Ereğli’de gazetecilere kanuni ödeme yapan iki kurum vardır:
Biri Erdemir,
diğeri Kdz. Ereğli Belediyesi.
“Kanuni” diyorum çünkü sistem bellidir:
Fatura kesilir,
künye eklenir,
ilan ya da haber örneği sunulur,
ödeme banka hesabına yatar,
vergisi devlete ödenir,
SGK primi yatırılır.
Ama dürüst olalım…
Sigortası olmayan,
vergisi ödenmeyen,
kapı kapı dolaşıp kendini “gazeteci” diye tanıtan
ve aslında devletin ayıklaması gereken
azımsanmayacak sayıda kişi aramızda yok mu?
Bu soru artık görmezden gelinemez.
⸻
Abonelikler Kesildi, Sessizlik Hakim Oldu
Geçtiğimiz yıl Kdz. Ereğli Belediyesi tarihte ilk kez basın aboneliklerini kesti.
Suç devlete, hükümete atıldı.
Ama haber servisleri kesilmedi.
Biz ne yaptık?
İşimize geleni yayımladık,
gelmeyeni yayımlamadık.
Peki ya diğerleri?
Belediyede çocuğu, eşi, kardeşi çalışanlar…
Belediyeden doğrudan ya da dolaylı menfaat sağlayanlar…
Sessiz kaldı.
Kes–kopyala–yapıştır düzeni aynen devam etti.
⸻
Asıl Kırılma Bugün Yaşandı
14 Ocak’ta gazeteciler gününü kutladığınız,
hiçbir beklentisi olmayan,
belediyeye yakını işe girmemiş,
sadece mesleğini yapan gazetecilerin
otopark kartlarını iptal ettiniz.
Ama sarı basın kartı olup,
aynı zamanda belediyede yakını çalışanların
hem kartı duruyor
hem ayrıcalığı devam ediyor.
Bu tablo ister istemez şu soruyu sorduruyor:
Adalet nerede?
Bu süreçte ne belediyeden,
ne de üyesi olduğum EGD’den
tek bir arayan olmadı.
“Bu kadarı da fazla” diyen tek bir manşet dahi görmedik.
Ben susamadım.
Yazdım.
⸻
“Müfettişler İptal Ettirdi” Açıklaması
Belediye diyor ki:
“Müfettişler iptal ettirdi.”
Olabilir mi?
Elbette sorulması gereken budur.
Muhtarların kartları da iptal edilmiş.
Belediye meclis üyelerinin de…
Ama sarı basın kartı olanlara serbest.
Devletin verdiği sarı kart serbest,
devletin seçtiği muhtar neden değil?
Bu sorunun kendisi bile yeterince düşündürücüdür.
⸻
Bu İş Kime Yazar?
Halil Posbıyık’ı hiç sevmeyen kişilerle dahi konuştum.
Onlar bile şunu söylüyor:
“Başkan içeriden yıpratılıyor.
Kendi içinden yok edilmeye çalışılıyor.
Bu sefer gerçekten yazık ettiler.”
Ben bu işi doğrudan Posbıyık’a yazmıyorum.
Zaten “60–80 TL’yi ödeyemeyen arabasını evinin önüne bıraksın” diyen ben ;
o açıdan bakıyor ve belediyeyi haklı bile buluyorum.
Ama…
⸻
Bu Saatten Sonra…
Kdz. Ereğli Belediyesi bundan sonra
haberlerini kendi kendine servis etsin.
Bu konuda tepki koymayan dernekler ya kendini feshetsin
ya da yeniden seçime gitsin.
Çünkü artık biliyoruz:
Sessizlik, tarafsızlık değildir.
Ben her yola varım.
Çünkü bilirim:
Azdan az gider,
çoktan çok gider.






