40 GOL ATTI, ŞAMPİYON YAPTI… PEKİ ÖMERCAN NEDEN YOK?
Ereğli altyapısında 10 yıl, iki kez gol krallığı…
Şimdi soruyoruz:
Bu çocuk A takım için daha ne yapmalı?
Hakan Akgün
Bazen futbol sadece sahada oynanmaz.
Bazen bir futbolcunun sahada ne yaptığı kadar, neden sahada olmadığı da konuşulmalıdır.
Bugün size bir genç futbolcudan bahsedeceğim.
Adı Ömercan Coşkun.
Ereğli’nin çocuğu.
Tam 10 yılını bu kulübün altyapısına vermiş.
Ve şimdi soruyorum:
Bu çocuk A takımda olmak için daha ne yapmalı?
28 MAÇ, 40 GOL!
Rakamları konuşalım.
2023-2024 sezonu…
Ömercan Coşkun, 28 maçta 40 gol atıyor.
Takımını şampiyon yapıyor.
Üstelik bu sadece bir sezonluk hikâye de değil.
İki dönem gol krallığı yaşamış bir gençten söz ediyoruz.
Şimdi insan ister istemez soruyor:
40 gol yetmedi mi?
Şampiyonluk yetmedi mi?
10 yıl altyapıda emek vermek yetmedi mi?
Ereğli’nin formasını yıllarca taşımak yetmedi mi?
DIŞARIDAN GELENLER VAR, ÖMERCAN YOK!
İşte benim zoruma giden tam olarak burası.
Yeni sezon için birçok futbolcu transfer ediliyor.
Elbette transfer yapılacak.
Elbette takım güçlendirilecek.
Buna kimsenin itirazı yok.
Ama bir kulübün kendi altyapısından yetişen, iki kez gol kralı olmuş, bir sezonda 28 maçta 40 gol atmış bir futbolcusu varsa…
Onu hiç değilse A takım seviyesinde denemek neden düşünülmez?
Belki tutmayacak.
Belki profesyonel seviyede aynı performansı gösteremeyecek.
Olabilir.
Ama bunu anlamanın yolu nedir?
Şans vermek!
Antrenmana çıkarırsın.
Hazırlık maçında oynatırsın.
Profesyonel futbolun temposunu görürsün.
Sonra karar verirsin.
Ama hiç fırsat vermeden karar veriyorsanız, insanın aklına şu soru geliyor:
Bu çocuk daha ne yapmalı?
MESELE ÖMERCAN DEĞİL, MESELE SİSTEM!
Burada mesele yalnızca Ömercan Coşkun değil.
Mesele, Ereğli’nin altyapısına yıllarca emek veren çocukların geleceği.
Çünkü bugün Ömercan’ı görmezden gelirseniz, yarın altyapıdaki başka çocuk şöyle düşünür:
“Ben neden çalışayım?”
10 yıl altyapıda kal…
Gol at…
Şampiyon ol…
Gol kralı ol…
Sonra A takımın kapısında bekle…
Dışarıdan futbolcular gelsin…
Ve sen yine dışarıda kal.
İşte bu, genç futbolcunun ayağından önce umudunu kırar.
“AYNI KRİTER HERKES İÇİN UYGULANIYOR MU?”
Şimdi kimse yanlış anlamasın.
Bir başkanın oğlu futbol oynuyorsa oynar.
İyiyse kadroya girer.
Hak ediyorsa formasını alır.
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Benim itirazım başka.
Ben aynı kriterin herkes için uygulanmasını istiyorum.
O zaman soruyorum:
Başkanın oğlu yada yakını geçen yıl hangi seçmelerden geçti?
Seçmelerde seçildi mi?
Bugüne kadar hangi takımlarda oynadı?
Hangi altyapı eğitimini aldı?
Hangi performansıyla değerlendirildi?
Ve en önemlisi:
Ömercan’a uygulanan kriter, başkanın oğluna da aynen uygulanıyor mu?
İşte benim derdim bu.
Kimsenin çocuğuyla şahsi bir meselem yok.
Ama Ereğli’nin çocuklarına başka, bazılarına başka kriter uygulanıyorsa, buna itiraz ederim.
Çünkü mesele futbolcunun kimin oğlu olduğu değil…
Mesele formanın kime, hangi ölçüyle verildiğidir.
ÖMERCAN’I KAYBETMEYELİM!
Bir futbolcuyu kazanmak bazen çok kolaydır.
Bir şans verirsin.
Bir forma verirsin.
Bir hazırlık maçına çıkarırsın.
Çocuk kendisini gösterir.
Olursa kazanırsın.
Olmazsa zaten yolunu ayırırsın.
Ama hiç denemeden kaybedersen…
Sonra Ömercan başka bir kulüpte patlar.
Gol atar.
Başarılı olur.
Herkes dönüp sorar:
“Biz bu çocuğu neden kullanmadık?”
İşte o zaman iş işten geçmiş olur.
BAYRAM ALTUNDAŞ MI İSTEMİYOR?
Kamuoyunda Ömercan’ın kulüp müdürü Bayram Altundaş tarafından istenmediği yönünde iddialar konuşuluyor.
İşin doğru tarafı da ben Bayram abiyi çok severim ve bu tür bir haksızlık yapmaz diye düşünürüm ama mağdurların ve spor camiasının sözlerine de saygı duyma anlamında bunları da yazmak zorundayım.
Bu iddia doğru mu?
Değil mi?
Bilmiyoruz.
O yüzden hüküm vermiyoruz.
Ama kulübün bunu açıklaması mümkün.
Ömercan neden A takımda yok?
Teknik bir gerekçe varsa söyleyin.
Fiziksel bir eksikliği varsa söyleyin.
Taktik sisteme uymuyorsa söyleyin.
Profesyonel seviyeye hazır değilse söyleyin.
Ama 40 gol atmış bir çocuğa hiç fırsat vermeden kapıyı kapatıyorsanız…
Ereğli kamuoyu bunun nedenini bilmek istiyor.
TANER BAŞKAN, BU KEZ KARTIN RENGİ DAHA DA KOYU!
Taner Başkan…
Daha önce söyledim:
Yanınızdayız.
Ama yanlış gördüğümüzde de eleştiririz.
Berkan Bektaş…
Beytullah Tunç…
Şimdi Ömercan Coşkun…
Üç farklı isim.
Üç farklı hikâye.
Ama ortak noktaları ne?
Ereğli futbolunun çocukları.
Artık bu mesele tek tek futbolcuların meselesi olmaktan çıktı.
Bu, Ereğli’nin altyapısına bakış meselesi.
Ben bir gazeteci olarak şunu istiyorum:
Ömercan’a bir şans verin.
Antrenmana çıkarın.
Hazırlık maçında oynatın.
A takım seviyesinde deneyin.
Sonra karar verin.
Çünkü 28 maçta 40 gol atan ve takımını şampiyon yapan bir çocuğa…
“Daha ne yapması gerekiyor?”
diye sormadan geçemiyorum.
Belki profesyonel futbolcu olmayacak.
Belki olacak.
Ama bunu bugün biz bilemeyiz.
Siz de bilemezsiniz.
Bunu ancak şans verirseniz öğrenebilirsiniz.
Ve unutmayın:
Bir şehir, kendi çocuklarının önünü açtığında futbolcu yetiştirir.
Kendi çocuklarının önünü kapattığında ise…
Başka şehirlerin futbolcularını yetiştirmiş olur.
Ereğli’nin 40 gol atan çocuğu Ömercan’a da soruyorum:
“Evlat , daha ne yapman gerekiyor?”
Çünkü ben de bilmiyorum.
Hakan Akgün
40 GOL ATTI, ŞAMPİYON YAPTI… PEKİ ÖMERCAN NEDEN YOK?