HALKIN VEKİLİ Mİ, VEKİLİN HALKI MI?
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde yaşanan siyasi ve sosyal gelişmeleri yakından izliyoruz. Son günlerde AK Parti Zonguldak Milletvekili Sayın Saffet Bozkurt’un sahada artan temposu, takdirle karşılanıyor. Köy ziyaretlerinden istişare toplantılarına, mendirek incelemelerinden TOKİ ve huzurevi projelerine kadar birçok alanda “ben buradayım” diyen bir vekil portresiyle karşı karşıyayız.
İlçede yapılan toplantılarda 61 mahalle muhtarıyla aynı masaya oturmak, halkın taleplerini birinci ağızdan dinlemek, demokrasinin en temel ilkelerinden biridir. Bu tablo, halkın iradesine ve katılımcı yönetişime verilen önemin bir göstergesidir. İlçe Başkanı Altan Güngör’ün, “Alaplı bu kabuğa sığmıyor” sözü ise, artık ilçenin büyüme talebinin hem fiziki hem de idari anlamda genişlediğinin işaretidir. Huzurevi, spor salonu, TOKİ ve çevre yolu gibi yatırımlar da bu iddiayı destekleyen somut hamlelerdir.
Ancak güzellikleri yazmak kadar, bazı sitemleri de kamuoyunun dikkatine sunmak gerekir.
Son günlerde sokakta konuşulan bazı konular var. Öyle ki, Sayın Bozkurt’un hukukçu kimliğiyle vekil sıfatının birleşmesiyle ortaya çıkan bir algı var: “Yargıdan bir destek uman bazı kesimler, geçmişte Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümete mesnetsiz ithamlarda bulunmalarına rağmen, şimdi Sayın Vekil’in kapısını çalmışlar.”
Kimileri bu ziyaretleri “adalet arayışı” diye nitelendiriyor, kimileri ise “kendi çıkarları için yeni bir sığınak arama çabası” olarak görüyor. Ancak şu çok açık ki; Sayın Bozkurt bu tür talepler karşısında, yakın çevresinin ifadesiyle, nezaketi koruyor ama sınırlarını da net çiziyor. “Kafa sallar ama asla işin içine girmez” deniyor. Bu tavır, hem yargıya olan saygıyı hem de kendi siyasi çizgisine olan sadakati gösteriyor.
İşte burada bir sorumuz var: Herkese eşit mesafede duran bir vekil profilinin yanına, neden bazı isimler daha sık oturuyor? Bu soru, şahsî değil, parti tabanından yükselen bir sorgudur.
Sayın Vekilim,
Alaplı teşkilatıyla ve halkıyla yürüdüğünüz bu hizmet yolculuğu, sizi birçok dedikodudan koruyor, bunu halk takdir ediyor. Ancak partinin çeşitli kademelerinde görev alan ve sahada omuz veren birçok AK Parti gönüllüsü, bazı isimlere tanınan ayrıcalıklı pozisyonları sorguluyor. Ziyaretlerde ön sıralarda yer bulanlar, kamusal kaynaklardan fayda sağlayanlar ya da sürekli sizin yanınızda görüntü veren isimler, teşkilatın içindeki “emek veren sessiz çoğunluğu” incitebiliyor.
Bizim derdimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil.
Siyaset, sadece liderin değil, halkın da nabzını tutmakla güçlenir. Bu nedenle sizden beklentimiz, danışmanlarınızı ve etrafınızda dolaşan kişileri yeniden gözden geçirmenizdir. Sizin gibi sahada olan, gece gündüz çalışan bir milletvekilinin; niyetini istismar etmeye çalışanlara karşı daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.
Kamu görevi, halkın hayır duası kadar eleştirisini de dikkate almayı gerektirir.
Sonuç olarak, Sayın Bozkurt’un sahadaki varlığı, Alaplı için önemli bir kazanımdır. Ancak bu kazanımın gölgelenmemesi için, siyasi safların değil, halkın ortak vicdanının referans alınması gerekir.
Bizden söylemesi.
Selametle…







