Cezaevinden Demokrasi Dersi Olur mu?
İnternetten “demokrasi” dersi vermeye kalkışan bir kişinin, halihazırda cezaevi disiplin yönetmeliğine aykırı biçimde kamuya mesaj yayımlaması, öncelikle hukukun değil, propagandanın konusu olmuştur.

Cezaevlerinde bilgisayar, sosyal medya ve cep telefonu kullanımı yasaktır. Peki o zaman soralım:
Bu metni kim, nasıl ve hangi yasal yetkiyle yayımlamıştır?
Cezaevinde bulunan biri adına sosyal medya veya web sitesinden açıklama yapan kişi veya kişiler, neye dayanarak kamuoyuna yön verici beyanlarda bulunuyor?
Şimdi biri çıkıp da bu metne sert bir karşılık verse, hatta hakaret içeren bir cümle kursa, kim muhatap alınacaktır?
Cezaevinde olan biri mi, onun adına paylaşım yapanlar mı? Yoksa sahipsiz bir propaganda makinesi mi?
Devletin gözetimi altındaki bir şahsın, dışarıya bu kadar açık ve organize biçimde siyasi mesaj yollaması, “fiilen değil resmen özerkliğini kaybetmiş” olan bazı çevrelerin hukukla değil, algı mühendisliğiyle hareket ettiğinin göstergesidir.
Cezaevinden demokrasi pazarlayanlar, önce hukuka uymalıdır.
Aksi halde ortada ne özerklik kalır, ne ciddiyet.
Bu işin sonu nereye gidecek ?







