Son Gelişmeler
Editör Yazar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ADALET
  4. CHP’nin Aynası: Özgürlük Söylemi mi, Mahalle Baskısı mı?

CHP’nin Aynası: Özgürlük Söylemi mi, Mahalle Baskısı mı?

FB_IMG_1679910087198
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP’nin Gerçek Yüzü: Özgürlük Söyleminden Mahalle Baskısına

Türkiye’de yıllardır “özgürlük”, “demokrasi”, “kadın hakları”, “çağdaşlık” söylemleriyle siyaset yapan bir yapı var…

Ama ne zaman kendi içlerinden biri farklı düşünse, ne zaman biri başka bir siyasî tercih yapsa, işte o zaman bütün maskeler bir anda düşüyor.

Bugün CHP’de yaşanan tam olarak budur.

Ekrem’den Özgür’e… Kılıçdaroğlu’ndan Ali Mahir’e kadar yıllardır aynı yapı içinde büyüyen kadrolar, bugün birbirlerini tasfiye etmeye çalışıyor.

Ama mesele fikir değil.

Mesele iktidar alanı… Mesele belediyeler… Mesele rant düzeni… Mesele parti içi güç savaşı…

Ve bütün bunlar yaşanırken CHP tabanı hâlâ kendisine sunulan sloganlarla oyalanıyor.

Çünkü CHP artık siyasî bir hareketten çok, eleştiriye kapalı bir psikolojik aidiyet alanına dönüşmüş durumda.

Kendi gibi düşünmeyeni hemen düşmanlaştıran… Farklı fikri hainlik sayan… Mahalle baskısını demokrasi zanneden bir anlayış…

Bakın bugün yaşanan olaya…

Burcu Köksal, siyasî tercihi nedeniyle hedefe konuluyor.

Ve CHP’li çıkıp açık açık: “Burcu Köksal’ı gördüğünüz her yerde protesto edin!” “Burcu Köksal’ı sokakta yürütmeyin!” ifadelerini kullanabiliyor.

Şimdi soruyoruz:

Bu nasıl bir siyaset dili?

Bu nasıl bir demokrasi anlayışı?

Bir kadın belediye başkanını halkın önünde hedef göstermek midir kadın hakları savunuculuğu?

Hani kadın kutsaldı?

Hani kadın iradesi önemliydi?

Hani annelik en yüce değerdi?

Yoksa bütün bu söylemler sadece kendi ideolojik mahalleleri için mi geçerliydi?

Daha düne kadar ekranlarda LGBT özgürlükleri üzerinden “bireysel hak” nutukları atanların, bugün siyasî görüşü değişti diye bir kadın başkana karşı toplumsal baskıyı körüklemesi, CHP’nin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.

Demek ki mesele özgürlük değilmiş…

Mesele, kendileri gibi düşünmeyene tahammül edememekmiş.

İşte CHP’nin yıllardır gizlemeye çalıştığı zihniyet budur.

Kendilerine biat eden “özgür birey”… Karşı çıkan ise hedefe konulacak “hain”.

Bugün Türkiye artık bu çelişkiyi net şekilde görüyor.

Bir milletvekilinin halkı bir belediye başkanına karşı kin ve öfkeye yönlendirecek açıklamalar yapması, siyasî eleştiri sınırlarını aşan son derece tehlikeli bir sorumsuzluktur.

Bu saatten sonra şahsen benim gözümde bu söylemlerin arkasına sığınıp dokunulmazlık zırhına saklanmak kabul edilebilir değildir.

Bir vatandaş ve seçmen olarak soruyorum:

Toplumu kutuplaştıran, insanları birbirine karşı kışkırtan bu tarz açıklamalar karşısında dokunulmazlık mekanizması sonsuza kadar siyasî kalkan olarak mı kullanılacaktır?

Çünkü demokrasi; farklı düşüneni susturmak değil, tahammül edebilmektir.

Ama CHP’nin bugün geldiği nokta bize şunu gösteriyor:

Özgürlük dedikleri şey sadece kendileri için… Demokrasi dedikleri şey sadece işlerine geldiği kadar… Kadın hakları dedikleri şey ise tamamen siyasî bir vitrinden ibaret.

Ve millet artık bu vitrinin arkasındaki gerçek yüzü görmeye başlamıştır.

Hakan Akgün

CHP’nin Aynası: Özgürlük Söylemi mi, Mahalle Baskısı mı?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Akgün Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.