Hak, Adalet ve Hesap Günü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada vatandaşın taleplerine kayıtsız kalınmaması gerektiğini vurguladı.
“Vatandaşımız sizden bir işin yapılmasını istiyorsa onu başka yere havale etme hakkınız yok,” dedi ve ekledi:
“Bunu yaptığınız sürece varsa sizlere hakkımı helal etmiyorum.” Ancak bu sözlerin muhatapları, bu uyarıları gerçekten duyuyor mu?
Yoksa sadece kulak arkası mı ediyorlar?
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, iş arayan, sorunlarına çözüm bekleyen vatandaşlarımız var. Ama bu vatandaşlarımız, kapıdan bile içeri alınmıyor.
Kimi milletvekilleri, il başkanları ve yönetim kurulu üyeleri halktan gelen talepleri ellerinin tersiyle itiyor. Oysa aynı kişiler, kazancı yerinde olan kuyumcunun, zengin iş insanının ya da Cumhurbaşkanı düşmanı oldukları herkesçe bilinenlerin işlerini emir telakki ederek yerine getiriyorlar.
Peki bu durumun farkında olan kim?
Sorulması gereken sorular nettir:
Halkın derdine duyarsız kalan bu kişiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini gerçekten dikkate alıyor mu?
Vatandaşın hakkını gasp ederek organize bir şekilde işe alımları yöneten, kendi yakınlarını pozisyonlara yerleştiren kişiler, bu haksızlıkların hesabını verecek mi?
Cumhurbaşkanı’nın söylediği gibi, halkın taleplerine öncelik tanımak yerine ayrıcalık dağıtanlar, bu dünyada da öteki dünyada da hesap vermeyeceklerini mi sanıyorlar?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uyarısı, bir milat olarak kabul edilmelidir.
Bu uyarı yalnızca bir siyasi direktif değil, aynı zamanda vicdanlara bir çağrıdır. Çünkü halkın gücünü arkasına alarak koltuklarını koruyanlar, halkın güvenini kaybettiklerinde o koltuklarda oturamayacaklarını bilmelidir.
Adaletin bir gün mutlaka tecelli edeceğini, bugün dokunulmaz sandıkları pozisyonlarının, yarın kendileri için hesap günü olabileceğini akıllarından çıkarmamalıdırlar.
Sorumluluk ve Vicdan
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a biat eden ve onu gerçekten seven kitleler, bu haksızlıkların en çok farkında olanlardır. Çünkü bu kitleler, adaleti, halkın menfaatini ve liyakati savunan bir liderin peşinden gitmektedir. Ancak bu kitlelerin sabrı sınırsız değildir. Eğer bugün bir milletvekili ya da il başkanı, halkın taleplerine kayıtsız kalıp yalnızca kendi çevresini gözetiyorsa, yarın sandıkta o halktan bir cevap alacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaletten sapmayın, halkın sesine kulak verin” derken, bu mesajı yalnızca kendisini sevenlere değil, görevde olan herkese göndermiştir.
Halktan kopmuş vekiller ve yöneticiler şunu bilmelidir ki: Kimse yaptığının hesabını vermekten muaf değildir. Görevlerini kötüye kullananlar, yalnızca halktan değil, hakka ve adalete inanan bir liderin güveninden de yoksun kalacaktır.
Bir Uyarı: Geç Olmadan…
Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, insanların vicdanında da tecelli eder. Eğer bugün halkın taleplerine duyarsız kalan, vatandaşın hakkını gasp eden kişiler, bu haksızlıkların bir gün ortaya çıkacağından korkmuyorsa, bu büyük bir gaflettir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi, “Şikayet çok.” Ve bu şikayetler, yalnızca ona değil, halkın vicdanına da kaydediliyor.
Bugün bu görevleri kötüye kullananlar, yarın halkın ve tarihin önünde hesap vereceklerini bilmelidir. Çünkü her yanlış bir gün karşılık bulur ve her hak sahibi hakkını alır. Suçlular, görevdeki milletvekili bile olsalar, bu düzenin değişeceğini ve adaletin yerini bulacağını unutmamalıdırlar.












