Son Gelişmeler
  1. Haberler
  2. ADALET
  3. KOZMİK ODA: DEVLETİN HAFIZASINDAKİ EN AĞIR SORU İŞARETLERİNDEN BİRİ

KOZMİK ODA: DEVLETİN HAFIZASINDAKİ EN AĞIR SORU İŞARETLERİNDEN BİRİ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

KOZMİK ODA: DEVLETİN HAFIZASINDAKİ EN AĞIR SORU İŞARETLERİNDEN BİRİ

Dünkü yazımda “Türkiye gerçekten FETÖ ile hesaplaştı mı?” diye sordum.

Bugün o sorunun bizi götürdüğü en kritik başlıklardan birine gelmek istiyorum:

Kozmik Oda.

Kozmik Oda sıradan bir oda değildi.

Devletin güvenliği açısından son derece hassas bilgilerin bulunduğu bir alan olarak biliniyordu.

Dolayısıyla burada yaşananları sadece geçmişte kalmış bir siyasi tartışma olarak görmek mümkün değil.

Çünkü devletin gizli bilgileri söz konusu olduğunda mesele kişilerden çıkar, doğrudan devlet güvenliği meselesine dönüşür.

İşte benim yıllardır anlamakta zorlandığım nokta tam da burası.

Kozmik Oda’ya girilmesi sürecinde hangi kararlar alındı?

Kim hangi yetkiyi kullandı?

Hangi gerekçeyle bu süreç yürütüldü?

Devletin güvenliği açısından ortaya çıkan riskler neydi?

Ve en önemlisi…

Bu sürecin bütün siyasi ve bürokratik sorumluluğu gerçekten ortaya çıkarıldı mı?

Bu soruları sormak kimseyi peşinen suçlu ilan etmek değildir.

Tam tersine, hukuk devletinin gereğidir.

Bir kararın altında kimlerin imzası varsa, o kararın sonuçları da gerektiğinde sorgulanmalıdır.

Çünkü devlet yönetmek, sadece makam sahibi olmak değildir.

Yetki kadar sorumluluk da taşımaktır.

Ben bugün FETÖ davalarında ceza alan insanların hikâyelerini dinliyorum.

Kimisi yıllarca cezaevinde kalmış.

Kimisi ailesinden, işinden, hayatından olmuş.

Kimisi beraat etmiş.

Kimisi hakkında farklı hukuki kararlar verilmiş.

Hukuk herkes için ayrı ayrı işletilmelidir.

Ama aynı hukuk, devletin en kritik kararlarını alan insanlar için de işletilmelidir.

İşte benim itirazım burada.

Eğer bir yapılanmanın devlet içerisinde örgütlenmesine ilişkin en küçük halkayı bile araştırıyorsak, devletin en üst katlarında alınan kararları da aynı ciddiyetle araştırmalıyız.

Kimse dokunulmaz olmamalı.

Ne iktidar tarafında olduğu için…

Ne muhalefet tarafında olduğu için…

Ne eski bakan olduğu için…

Ne eski başbakan olduğu için…

Ne de geçmişte önemli bir makamda bulunduğu için.

Çünkü devletin güvenliği söz konusu olduğunda siyasi makamların bir anlamı kalmaz.

Orada tek bir ölçü vardır:

Devletin ve milletin menfaati.

Bugün Bülent Arınç’ın, Abdullah Gül’ün ve geçmişte AK Parti içerisinde önemli görevlerde bulunmuş diğer isimlerin açıklamalarını dinlerken, ister istemez geçmişe dönüp bakıyorum.

Kimse yanlış anlamasın.

Eleştiri hakkı herkesindir.

Recep Tayyip Erdoğan da eleştirilebilir.

AK Parti de eleştirilebilir.

Ancak geçmişte devlet yönetiminde bulunmuş kişilerin kendi dönemleriyle ilgili sorulara da cevap vermesi gerekir.

Ben artık slogan istemiyorum.

Cevap istiyorum.

Çünkü Kozmik Oda meselesi kapanmış bir dosya gibi görülse bile devlet hafızasında bıraktığı soru işaretleri hâlâ ortada duruyor.

Ve o soru işaretleri bize üçüncü ve daha büyük bir soruyu sorduruyor:

Peki bütün bunların siyasi sorumluluğu nereye kadar uzanıyor?

Yarın tam da bunu konuşacağız.

Çünkü mesele artık sadece Kozmik Oda değil. Mesele, devletin en kritik dönemlerinde kimlerin hangi kararları aldığıdır.

KOZMİK ODA: DEVLETİN HAFIZASINDAKİ EN AĞIR SORU İŞARETLERİNDEN BİRİ
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Akgün Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.