Yüksek Fırın Çökmesi Gölgesinde Dönen Dedikodular ve Gerçekler
Ereğli’de yüksek fırında yaşanan teknik sorun sonrası, kulislerde bir “atama mühendisliği” senaryosu konuşuluyor.
İddialar, Genel Müdür Yardımcısı Sinan Bey’in Genel Müdür koltuğuna hazırlanması için sendikal bağlantıların devreye sokulduğunu öne sürüyor.
Erdemir’de yaşanan yüksek fırın arızasının ardından, kulislerde yeni bir iddia gündeme geldi. Dedikodulara göre, mevcut Genel Müdür Yardımcısı Sinan Bey’in, Genel Müdür koltuğuna oturması için perde arkasında çeşitli girişimler yürütülüyor. Bu sürecin, hem sendikal ilişkiler hem de akrabalık bağları üzerinden şekillendirildiği öne sürülüyor.
İddiaların merkezinde ise yüksek fırında yaşanan çökme olayı var. Sözüm ona, bu arıza nedeniyle bir bedel ödenmeli ve bu bedel de mevcut Genel Müdür’e kesilmeliymiş. Ancak işin tekniğine hâkim olanlar için bu yaklaşım son derece yüzeysel ve yanlış.
Sistem Nasıl İşler?
Fabrika gibi yüksek güvenlik gerektiren teknik işletmelerde sorumluluk silsilesi “aşağıdan yukarıya” işler. Yani bir üretim arızasında önce formen, ardından başmühendis, müdür, başmüdür ve nihayetinde İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı sorumludur.
Genel Müdür ise nihai raporların ulaştığı ve üst yönetime karşı hesap veren en üst pozisyondur.
Bu bağlamda, eğer ortada ciddi bir işletme ihmali varsa, ilk olarak İşletmeler GMY’si Sinan Bey’in sorumluluğu değerlendirilmelidir. Oysa bazı çevreler bu süreci tersine çevirerek, teknik raporları beklemeden, Genel Müdür Niyazi Bey’in görevden alınması için baskı oluşturuyor’ MUŞ.
Sendika Gücü Nereye Kullanıyor?
İddialara göre, Sinan Bey’in Genel Müdür yapılması için sendika içinde etkili bir kişinin, hem sendika bağlantılarını hem de akrabalık ilişkilerini kullanarak baskı kurduğu konuşuluyor. Bu durum, işçiler arasında ciddi rahatsızlığa neden olmuş durumda. Zira sendikaların görevi; yönetim kadrolarını belirlemek değil, işçinin hakkını savunmaktır.
Sendikaya Açık Çağrı:
Bu Tartışmanın Dışında Kalın !
Yoksa İşçinin Verdiği Aidatın Altında Kalır Bir De Yeni Sendika Geliyormuş Kendi Yerini Mumla Ararsın.
Eğer bu dedikodular sendikanın ismini gölgeliyorsa, kurumun ivedilikle kamuoyuna açıklama yapması gerekir. Sessizlik, bu iddiaları güçlendirir; açık ve net duruş ise işçide güven oluşturur.
Dua ile Anılmak Koltuktan Değerlidir
Zamanında birçok kişi genel müdürlük hayali kurdu, bazıları geldiğini unuttu, bazıları gitmeyi bile beceremedi. Ama bugün hâlâ anılanlar, koltukla değil, işçinin duasıyla iz bırakanlardır.
Koltuklar gelip geçer. Güven kalıcıdır.
Sendikal güç, akrabalara değil, işçilere kalkan olduğunda kıymetlidir.
Kendi soyadına kadro açanlar, sadece dedikoduların malzemesi olur.
“Koltuk gelir geçer. İşçinin duası kalır.”
Not : Biz Üstü Branda İle Örtülmüş Saklanan Aracı Unutmadık .
O Konu Önceki yazılarımızda mevcut aklımız da hala yerinde …






“Yeni sendika geliyormuş” net bilgi mi? Hadi inşallah. Yeter artık bunca sene işçinin sırtından inmediği.
Net bilgi sol görüşlü bir sendika şu an gelmek üzere