Recep Orada mı? Vurun Abalıya!..
10 Milyonun Hikâyesi, Bir Şehrin Vicdanı
24 Eylül 2024‘te elinizde 10 milyon TL olsaydı ve bunu gram altına yatırsaydınız, bugün yaklaşık 25 milyon TL’niz olurdu.
Bu hesabı boşuna yapmadım.
Çünkü bazen rakamlar, insanların unuttuğu gerçekleri hatırlatır.
Hatırlayın…
13 Ağustos 2025’te Karadeniz Ereğli Belediyespor profesyonel lig hakkını kazandı. 2024 senesinde de işadamı Akın Katı, “Bu kulübü sahipsiz bırakamam.” dedi.
Nitekim kulübe sahip çıkıldı. Gökmen Başoğlu‘nun organizasyonu, Ali Ünlü hocanın katkıları ve oluşturulan kadroyla şehir önemli bir başarı yaşadı.
Bunu inkâr edecek kimse yoktur.
Ama şu soruyu da sormak gerekir:
Bu başarı sadece bir kişinin cebinden çıkan parayla mı sağlandı?
Elbette hayır…
Akın Başkan Kdz Eregli Belediye Sporu aldıktan tam 1 ay sonra yani Aradan çok geçmeden, 22 Eylül 2024′te yıllardır başarılı sporcular yetiştiren kadın futbol takımı kapatıldı.
Yalan mı?
Profesyonel takımın sürdürülebilmesi için belediyenin imkânları bu tarafa yönlendirildi.
Dolayısıyla “Kulüp beş kuruşsuz devralındı.” demek de doğru olmaz.
Kabaca bir hesapla, o günün yaklaşık 10 milyon liralık belediye desteği, bugünün ekonomik şartlarında 25 milyon liraya karşılık geliyor.
Eğer bu değerlendirmem hatalıysa, bilenler düzeltsin. Ben belediyenin muhasebesini tutmadım; kamuoyunun gördüğü tablo üzerinden yorum yapıyorum.
Peki…
O gün bu kararlara kim itiraz etti?
Hangi gazeteci manşet attı?
Hangi sosyal medya kahramanı, “Kadın futbol takımı neden kapatılıyor?” diye ses yükseltti?
Kimse…
O gün herkes sustu.
Sonrasında ne oldu?
Akın Katı ve ekibi; Gökmen Başoğlu’nun planlaması, Ali Ünlü hocanın teknik katkılarıyla şehre büyük bir gurur yaşattı.
Bunda hepimiz hemfikiriz.
Peki o dönemde ne yapıldı?
Erdemir’in kapısı çalındı.
Sendikanın kapısı çalındı.
İş insanlarının kapısı çalındı.
“Bu şehirden kazanıyorsunuz, bu şehrin takımına da sahip çıkın.” denildi.
Destek istendi.
Destek alındı.
Kimse de bunu yadırgamadı.
Peki bugün ne değişti?
Recep Yılmaz göreve gelince neden aynı yöntemler eleştiri konusu oldu?
Dün alkışlanan girişimler bugün neden suçlama gibi anlatılıyor?
Recep Yılmaz da kulüp için destek aradı.
Tıpkı kendisinden önceki yönetimler gibi.
3. Lig’e çıkmak büyük başarıdır.
Ama Play-Off oynatmak da küçümsenecek bir başarı değildir.
Bunu da teslim etmek gerekir.
Bugün bazı çevreler sürekli, “Borç var, ödeyip gitmesin.” diyerek Recep Yılmaz’ı hedef alıyor.
Eleştiri elbette yapılır.
Ama aynı teraziyi herkes için kullanabiliyor muyuz?
İşte asıl soru budur.
Bugün ekonomik şartlar iki yıl öncesinden çok daha ağır.
Taner Demirbaş, “Ben alırım.” diyor.
İyi niyetinden hiç şüphem yok.
Ancak 3. Lig, mahalle takımı yönetmeye benzemez.
Yıllar önce Boluspor Başkanı Savaş Bey’in bana söylediği bir söz hâlâ aklımdadır:
“Bu liglerde iddian olacaksa güçlü bütçen olacak. Yoksa sadece ayakta kalmaya çalışırsın.”
Bugün bunun ne kadar doğru olduğunu yaşıyoruz.
Mesele isim değildir.
Mesele bütçedir.
Peki koskoca Karadeniz Ereğli’de 50 iş insanı çıkıp birer milyon lira koyamaz mı?
Erdemir forma sponsorluğu için 500 bin dolar veremez mi?
5 bin taraftar cebinden bin lira çıkaramaz mı?
Her şeyi kulüp başkanından beklemek kolay.
Ama bu şehir takımına gerçekten sahip çıkacaksa, taşın altına herkes elini koymalıdır.
Benim önerim nettir.
Bir bağış hesabı açılsın.
Kim ne verebiliyorsa versin.
Ben kendi adıma, bu şehrin takımına katkı yaparım.










