Recep Başkan Kendine Sipariş Oyun Kuranları Üzmeye Devam Ediyor !
Bazı zamanlar bir maç sadece üç puan değildir; bir şehrin birlik ve beraberliğinin, liderliğin ve kararlılığın da aynasıdır. Karadeniz Ereğli Belediyespor’un son haftalarda sahada sergilediği performans tam da bunu kanıtladı.
Hatırlayalım:
- Olaylı bir maçta 52 Orduspor’u 1-0 yenen ekip,
- Ardından Tokat Belediyespor karşısında 2-1’lik galibiyetle moral buldu,
- Düzcespor’u 2-0’la geçti ve
- En son Zonguldakspor deplasmanından 1-0’lık kritik bir zaferle döndü.
Üst üste alınan bu 4 galibiyet, sadece puan cetvelinde değil, Ereğli’deki spor ruhunda ve camianın güveninde de fark yarattı.
Tüm bu süreçte bazı çevreler, Başkan Recep Yılmaz ve yönetimine yönelik eleştiriler ve cezalar üzerinden çeşitli senaryolar kurdu. “Takım bu süreçten olumsuz etkilenir” dediler, kaos planları yaptılar… Ancak sahadaki tablo bambaşka bir hikaye anlattı.
Recep Yılmaz, sakin duruşu ve ekip bilinciyle şehrin güvenini kazandı; üst üste galibiyetler, takımın play-off yolunda nerede ise garantili konuma gelmesini sağladı. Yönetimi ele geçirmek için oyun kuranlar, sahadaki gerçek performans karşısında yalnız kaldı. Oyun oynanan kulüp ve başkanı, bu saatten sonra kendilerine dil uzatanlara gereken cevabı sahada net bir şekilde vermiş oldu.
Futbolcuların yüreğini ortaya koyması, teknik heyetin disiplinli çalışması ve taraftarın takıma sahip çıkması, Ereğli’de sporun sadece bir oyun olmadığını bir kez daha gösterdi. Bu şehirde, zor zamanlarda kenetlenmek bir gelenek; ve bu gelenek sahada bir kez daha kendini gösterdi.
Başkan Yılmaz’ın maç sonrası sözleri de bu tabloyu özetliyor:
“Bugün sahada gösterilen inanç, mücadele ve takım ruhu, bu galibiyetin en güzel göstergesi oldu. Takımıma, teknik heyetimize ve taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Bu birlik ve inançla yolumuza daha güçlü devam edeceğiz.”
İşte bu yüzden, her ne kadar bazıları cezayı ve tartışmaları manşet yapmayı tercih etse de, gerçek kahramanlar sahada kazanır ve şehir kenetlenir. Ereğli’nin takımına ve başkanına duyduğu güven, sadece üç puanla değil, birlik ve gururla ölçülür.
“Recep Yılmaz’ın sakin duruşu ve ekip bilinci, şehrin güvenini kazandı. Artık Ereğli, size inanıyor; size inanmayanlara ise zaten kimse güvenmiyordu.”









