Son Gelişmeler
Editör Yazar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “2030 Şifresi: OYAK’ın Yeni Rotası ve Tosyalı’nın Hamlesi Erdemir’in Kaderini mi Yazıyor?”

“2030 Şifresi: OYAK’ın Yeni Rotası ve Tosyalı’nın Hamlesi Erdemir’in Kaderini mi Yazıyor?”

Screenshot_20251115_232415_Gallery
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

“2030 Şifresi: OYAK’ın Yeni Rotası ve Tosyalı’nın Hamlesi Erdemir’in Kaderini mi Yazıyor?”

Hakan Akgün – Köşe Yazısı

 

Geçtiğimiz hafta iki açıklama ardı ardına geldi…

İkisinin de birbiriyle ilgisi yok gibi göründü.

Ama aslında Türkiye’nin çelik haritasını değiştirecek iki parça yan yana konulduğunda ortaya çok daha büyük bir resim çıkıyor.

Birinci açıklama OYAK’tan:

“Demir-çelikten hızlı büyüyen sektörlere kayıyoruz. 2030 stratejimizi belirledik.”

IMG-20251115-WA0045

Bu ne demek biliyor musunuz?

OYAK tarihinde bir ilk:

Demir-çelik ilk kez “esas faaliyet alanı” olmaktan çıkarılıyor.

Ve bu cümle özellikle Erdemir için şu anlama gelir:

“Bu şirket artık tartışılabilir, planlanabilir, yeniden konumlandırılabilir.”

Yani

“dokunulmaz”“stratejik gözden geçirme” safhasına düşmüş durumda.

Peki aynı hafta ne oluyor?

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı açıklama yapıyor:

“Her an kendimizden daha büyük bir demir-çelik şirketi satın alabiliriz.”

https://share.google/dYQr2CN42G8S4BShQ Not : Haber 2010 senesine aittir ve o söylemlerle bir bağ kurup haberi yaptık.

 

Bu tesadüf mü?

Zamanlama mı sadece?

Yoksa Türkiye’nin dev çelik şirketlerinin kaderini belirleyecek bir domino taşının ilk hareketi mi?

Bu ülkenin sanayisini okuyan herkes bilir:

Büyük alımlar, önce büyük cümlelerle değil; küçük kadro hareketleriyle başlar.

Son yıllarda Tosyalı’dan OYAK ve Erdemir’e geçen kritik isimleri kimse konuşmuyor ama herkes görüyor.

Bu ne demek biliyor musunuz?

Bu, “ön fizibilite” kokan bir hareket…

Tanıma…

İnceleme…

Altyapıyı okuma…

Organizasyonu içerden çözme…

Sektörde buna “sessiz hazırlık” denir.

Bir yanda OYAK, “Biz bu sektörde zorlanıyoruz, önceliklerimizi değiştiriyoruz” diyor…

Diğer yanda Tosyalı, “Biz bu sektörde büyümeye hazırız ve istersek büyük firmaları bile alabiliriz” diyor…

Bu iki cümle birleştiğinde ortaya çıkan denklem çok basittir:

Erdemir ilk kez stratejik olarak masadadır.

Satılır mı?

Ortaklık modeline mi gider?

Kısmi devralma mı olur?

Bölünme mi yaşanır?

Bunu şu an kimse bilemez.

Ama şunu bilir:

2030 yılı, bir tarih değil; bir niyetin ilanıdır.

Ve o niyet şudur:

OYAK, demir-çeliği artık “gelecek sektörü” olarak görmüyor.

Tosyalı ise demir-çeliği “büyüme alanı” olarak görüyor.

Bir taraf geri çekiliyor.

Diğer taraf ileri yürüyor.

Bu durumun ortasında da Türkiye’nin en kritik sanayi devi duruyor: ERDEMİR.

Biri onu bırakmak isteyebilir…

Biri onu almak isteyebilir…

Bu sadece ekonomi değildir.

Bu, bölgenin kaderidir.

On binlerce ailenin sofrasıdır.

Türkiye’nin ağır sanayi hafızasıdır.

Ve bu manzaranın bana söylediği tek şey var:

**Erdemir’in kaderi artık yazılmaya başlandı. Bu masa sessiz kuruluyor.

Ama sonuç Türkiye’nin tarihine çok gürültülü yazılacak.**

 

 

“2030 Şifresi: OYAK’ın Yeni Rotası ve Tosyalı’nın Hamlesi Erdemir’in Kaderini mi Yazıyor?”
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 16 Kasım 2025, 21:32

    Hakan bey selam
    Tosyalı haberi 2010 yılına ait gibi görünüyor. Böyle bir yeni açıklama var mı?

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Akgün Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!