Kutsalımıza Yapılan Hakaret ve Toplumun Direnişi
Hakan Akgün
Son günlerde art arda yaşanan hadiseler, milletimizin maneviyatına ve toplumsal hassasiyetlerine yönelik büyük bir provokasyonun parçası olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bir yandan, siyasetin en üst kademelerinden “Zorunlu Din Dersini kaldıracağız” gibi açıklamalar yapılırken, diğer yandan basında “Etrafımız kuşatıldı, her yerde Kur’an kursu var” türünden kışkırtıcı ifadelerle Müslümanların inanç hayatına yönelik rahatsızlık açıkça dile getiriliyor.
Ve hemen ardından, Foseptik dergisi olarak tabir ettiğimiz Leman’ın Peygamber Efendimize yönelik hadsiz, saygısızca hakaret içeren tasviriyle karşılaşıyoruz.
Tüm bu gelişmelerin aynı döneme denk gelmesi tesadüf olamaz. Milletimizin inanç ve değerlerine yönelik oynanan bu oyun, Müslümanların “ayarları” ile oynayan karanlık planların somut bir parçasıdır.
Bu kirli ve alçakça operasyonların sonucu, ne yazık ki hesaba katılmamış; çünkü bu aziz milletin kutsalına uzanan ellerin kırılacağını anlamıyorlar.
İfade özgürlüğü adı altında kutsalımıza dil uzatmak, toplumun manevi dokusunu hedef almak demektir. Bu saldırılar karşısında hukukun da gerekli yaptırımları uygulaması kaçınılmazdır.
Medya ve yayın organlarının sorumluluğunun farkında olarak, bu tür provokasyonlara prim vermemesi ve toplumun değerlerini gözetmesi gerekmektedir. Sessiz kalmak, bu karanlık planlara destek vermek anlamına gelir.
Müslümanların sabrı sonsuz değildir. Bu millet, kutsalına yapılan saygısızlık karşısında birleşmiş bir şekilde duracak, hakaret edenlere hem vicdanlarda hem de hukuk önünde gereken dersi verecektir.
Unutulmamalıdır ki, kutsalımıza uzanan eller kırılır; milletimizin birliğine ve dirliğine kast edenler karşısında kararlı ve sert duruş devam edecektir.
Hakan Akgün





