Son Gelişmeler
Editör Yazar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Erdemir Günlükleri – 2 “Usulsüzlüğün Usul Diye Yutturulduğu Günler”

Erdemir Günlükleri – 2 “Usulsüzlüğün Usul Diye Yutturulduğu Günler”

Screenshot_20251115_232415_Gallery
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Erdemir Günlükleri – 2
“Usulsüzlüğün Usul Diye Yutturulduğu Günler”

Hakan Akgün – Köşe Yazısı

Dedik ya…
Erdemir’e yeni gelmiştik.
Demirin sıcaklığı avuçlarımıza işlerken, içeride dönen düzenin soğuk nefesi omzumuzda geziniyordu.

Ayakkabımızın altı daha fabrikanın tozuna alışmadan karşımıza bir dünya çıktı:
Vakıf seçimi, delege seçimi, temsilci seçimi…
Dışarıdan bakınca demokrasi; içine girince “kural” diye yutturulan bir kaos.

Bir şeyin usulünü öğrenmeye çalışırken, meğer asıl işin usulsüzlüğün usul haline getirilmesinde olduğunu anlamamız çok uzun sürmedi.

Ve biz buna karşı geldik.
Hem de en başından, en çıplak haliyle.

Sendikacı A ve Sendikacı M… Ünitenin iki “görevlisi” ama kimin görevlisi?

Ünitede (A) ve (M) adında iki sendika temsilcisi vardı.

Sendikacı (A), burnundan kıl aldırmayan, omuzlarında görünmez bir kibir taşıyan, işçiye tepeden bakan bir edayla gezerdi.
Sanki işçiyi temsil etmeye değil, işçiyi hizaya sokmaya gelmiş gibiydi.

Sendikacı ( M. )ise bambaşka bir karakterdi…
Bu görevde kalabilmek için maaşını harcayan, yine de yetmeyince borçlanan, sendikanın kapısından ayrılamayan biri.
Ama tuhaf olan şuydu:

Temsil ettiği işçinin değil, işveren–sendika hattının nöbetçisiydi.
Sanki “bu görevden düşersem formen olma ihtimali kartım da cebimde olsun ” tedirginliği ile yaşıyor, adımını bile ona göre atıyordu.

Sendika yöneticilerinin işverene gösterdiği saygıyı bir görseniz…
Bir hizmetkâr gibi değil,
Erdemir’in ortağıymış gibi hareket ediyorlardı.

İşte bu ikili, yıllardır işçinin gözünde bitmiş, “Artık düşsünler!” denilen listenin tepesindeydi.

Kok Fabrikası’nın meşhur çay odasında kıyametin ayak sesi

O gün Kok Fabrikası’nın çay odasına geldiler.

O oda var ya…
İşçinin iki yudum çayla ömrünü toparladığı, bir nefeslik sığınak.

Ama o gün içeri girdiler, odanın havası buz kesti.
İşverenin adamı kim varsa içerideydi.
Kendilerini işçinin arasına dizmişlerdi.
Yasal mı? Tartışılır.
Etik mi? Asla.

Ama sendika ile işveren öyle bir et–tırnak olmuştu ki, kimse bunu saklama gereği bile duymuyordu.

İşte bu tablo yüzünden;
Ünitedeki herkes, yanan her yürek, “Yeter artık!” diye aday olmak istiyordu.
Kimse listede kimin olduğuna değil, bu düzenin kırılmasına bakıyordu.

“Sendikanın adayları şunlardır!”

İşte o cümlenin kestiği sabır ipi…

İşçiler susturuldu.
Sendika yöneticileri öne çıktı.
Ve o cümleyi patlattılar:

“Sendikamızın delege adayları şunlardır…”

Listeyi okudular.
Ne seçim havası var, ne demokrasi, ne danışma…

Dayatma!
Net, sert bir dayatma.

Tam çıkacaklardı ki…

Kıyamet koptu.

Bizim ünite için o gün bir milattı.
O rahat rahat gelip liste dikte etme dönemi, işte orada bitti.

Ben ayağa kalktım.
Elimi kaldırdım ve net bir sesle söyledim:

“Ben de adayım!
Doğal hakkımı kullanacağım!”

Bir sürü büyüğüm aynı anda ayağa kalktı:

“Hakan’ın arkasındayız!”

O an, çay odasının tavanı bile bir başka titredi.

Ve perde: Şovenizmin kirli kokusu

Tam her şey rayına oturuyor derken, sahneye yeni bir oyun çıktı.

Halit Hırçın

Kendi bölümünü avucunun içine almış, adamlarını tek tek dizmiş, listeyi kendi hevesine göre şekillendirmişti.
Bölüm bölüme, kişi kişiye, diplomat gibi çalışmıştı.

Ama beni?

Listeye istemiyordu.

Neden?

Çünkü ben tek başıma bile o kirli düzenin dengelerini bozacak cinstendim.
Boyun eğmezdim.
Satılmazdım.
Yaranmazdım.

Onların korktuğu şey tam da buydu.

Daha başlangıç bu…
Asıl fırtına bundan sonra kopacak.

Hazır ol…
Erdemir Günlükleri’nde perde yeni açılıyor.

Erdemir Günlükleri – 2 “Usulsüzlüğün Usul Diye Yutturulduğu Günler”
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Akgün Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!